asistan@drayse.com | 0212 660 88 46 | Pazartesi- Cumartesi: 09:00 - 17:00

Rahim Sarkması (Prolapsus)

Zorlu doğumlar veya ilerleyen yaşa bağlı olarak gelişen rahim, idrar torbası ve bağırsak sarkmalarının güncel, cerrahi ve ameliyatsız onarım yöntemlerini inceleyin.

Gizlilikle Bilgi ve Randevu Alın
Rahim Sarkması Tedavisi ve Onarımı

Rahim Sarkması (Pelvik Organ Prolapsusu) Nedir?

Kadın pelvis (leğen) kemiğinin içinde rahim (uterus), idrar torbası (mesane) ve kalın bağırsağın son kısmı (rektum) bulunur. Bu organlar, "pelvik taban" adı verilen güçlü bir kas ve bağ dokusu ağı (tıpkı bir hamak gibi) tarafından desteklenerek normal anatomik pozisyonlarında tutulurlar. Ancak çeşitli nedenlerle bu kas ve bağ dokusunun esnemesi, zayıflaması veya yırtılması sonucunda rahim, idrar torbası veya bağırsak aşağıya doğru, vajina kanalının içine hatta dışına doğru sarkar. Tıp dilinde bu duruma Pelvik Organ Prolapsusu (Rahim Sarkması) adı verilir.

Rahim sarkması tek başına olabileceği gibi, genellikle komşu organların sarkmasıyla birlikte görülür. Eğer idrar torbası vajina ön duvarından sarkarsa buna Sistosel, kalın bağırsak vajina arka duvarından sarkarsa buna Rektosel denir. Bu sarkmalar, kadının günlük yaşam kalitesini, tuvalet alışkanlıklarını ve cinsel hayatını ciddi şekilde olumsuz etkileyen anatomik bir sorundur.

Rahim Sarkmasına Neden Olan Faktörler

Pelvik taban kaslarının direncini kırarak rahmin aşağıya doğru sarkmasına yol açan en temel risk faktörleri şunlardır:

  • Zorlu ve Çok Sayıda Normal Doğum: İri bebek doğurmak, müdahaleli (vakum, forseps) doğumlar yapmak veya sık aralıklarla birden fazla normal doğum (vajinal doğum) yapmak pelvik taban bağlarında kalıcı esnemelere ve yırtıklara neden olur.
  • İlerleyen Yaş ve Menopoz: Menopoz döneminde azalan östrojen hormonu, dokulardaki kolajen miktarını ve elastikiyeti doğrudan düşürür. Bu nedenle menopoz sonrası yıllarda sarkma şikayetleri çok daha belirgin hale gelir.
  • Kronik Karın İçi Basıncı Artışı: Kronik şiddetli öksürük (astım, KOAH vb.), sürekli ağır yük kaldırmak veya yıllar süren kronik kabızlık (sürekli ıkınma) bağları zorlayarak sarkmayı tetikler.
  • Obezite (Aşırı Kilo): Pelvik tabana sürekli ekstra bir ağırlık binmesi kasları zamanla zayıflatır.
  • Genetik Yatkınlık: Doğuştan gelen bağ dokusu hastalıkları veya ailesel doku gevşekliği olan kadınlar sarkmaya daha meyillidir.

Rahim Sarkması Belirtileri Nelerdir?

Hafif düzeydeki sarkmalar genellikle hiçbir belirti vermez ve rutin jinekolojik muayenelerde tesadüfen saptanır. Ancak sarkma derecesi arttıkça şu şikayetler günlük yaşamı zorlaştırmaya başlar:

  • Vajinada Dolgunluk ve Kitle Hissi: Hastalar genellikle "vajinadan dışarı bir et parçası çıkıyor" veya "sürekli bir topun üzerine oturuyormuşum gibi hissediyorum" şeklinde şikayetlerle hekime başvururlar.
  • Bel ve Kasıklarda Ağrı: Rahmin aşağı doğru asılması, bağların gerilmesine neden olarak özellikle ayakta uzun süre kalındığında artan, yatınca hafifleyen bel ve kasık ağrılarına yol açar.
  • İdrar Problemleri (Sistosel Belirtileri): Rahim sarkmasına idrar torbası sarkması (sistosel) eşlik ediyorsa; öksürürken, gülerken idrar kaçırma, idrarı tam boşaltamama hissi veya sık sık idrar yolu enfeksiyonu geçirme durumu yaşanır.
  • Bağırsak Problemleri (Rektosel Belirtileri): Bağırsak sarkması varsa, kronik kabızlık, dışkılamada zorlanma ve bazen dışkılayabilmek için vajina etrafına parmakla baskı yapma ihtiyacı doğabilir.
  • Cinsel Yaşamda Sorunlar: Sarkan dokuların yarattığı anatomik bozukluk ve vajinadaki genişleme, cinsel ilişki sırasında ağrıya (disparoni), his kaybına veya utanma duygusuyla cinsel isteksizliğe yol açar.

Tanı ve Güncel Tedavi / Onarım Yöntemleri

Rahim sarkması tanısı, jinekolojik muayene masasında hastanın ıkınması istenerek sarkmanın derecesinin ve hangi organları (mesane, bağırsak) içerdiğinin tespit edilmesiyle konulur. Tedavi planlaması; hastanın yaşına, genel sağlık durumuna, şikayetlerinin şiddetine ve ileride çocuk isteyip istemediğine göre kişiye özel olarak şekillendirilir.

1. Ameliyatsız Tedaviler (Hafif Vakalar İçin)

Eğer sarkma başlangıç seviyesindeyse ve hastanın ameliyat olması riskliyse şu destekleyici yöntemler uygulanır:

  • Kegel Egzersizleri: Pelvik taban kaslarını sıkıp gevşeterek güçlendirmeyi hedefleyen egzersizlerdir. Hafif sarkmalarda ilerlemeyi durdurmada ve idrar kaçırmayı azaltmada etkilidir.
  • Vajinal Lazer Terapisi: Cerrahi gerektirmeyen hafif doku gevşekliklerinde, vajinal lazer ile kolajen üretimi uyarılarak doku sıkılaştırılır ve pelvik taban desteklenir.
  • Vajinal Pesser Uygulaması: Cerrahi operasyonu tolere edemeyecek ileri yaştaki veya ağır kalp/akciğer hastalarında vajina içine "pesser" adı verilen silikon bir halka yerleştirilir. Bu halka rahmi fiziksel olarak yukarıda (içeride) tutar. Ancak düzenli olarak çıkarılıp temizlenmesi gerekir.

2. Cerrahi Onarım Yöntemleri

Hayat kalitesini bozan, dışarı kadar taşmış ileri derece sarkmalarda kesin ve kalıcı çözüm cerrahidir. Modern jinekolojik cerrahide temel yaklaşım, hastanın anatomisini eski sağlıklı haline getirmektir:

  • Vajinal Yoldan Onarım (Kolporafi Ön-Arka): Sarkmış olan idrar torbası (sistosel) ve bağırsak (rektosel) vajina içinden yapılan kesilerle yukarı asılarak onarılır ve vajina daraltılır. Karında herhangi bir kesi (ameliyat izi) olmaz.
  • Rahmin Alınması (Vajinal Histerektomi): İleri yaşta, çocuk beklentisi olmayan ve rahmi tamamen dışarı sarkmış (Total Prolapsus) hastalarda rahim vajinal yoldan (alttan) tamamen çıkarılır ve vajinanın kubbesi sağlam bağlara asılarak desteklenir.
  • Rahmi Koruyarak Asma (Sakrokolpopeksi): Genç yaşta, çocuk sahibi olmak isteyen veya rahminin alınmasını istemeyen hastalarda rahmin alınmasına gerek yoktur. Laparoskopik (kapalı) cerrahi yöntemle, sarkan rahim sentetik yama (meş) kullanılarak pelvisin arkasındaki sağlam kuyruk sokumu kemiğine (sakrum) güvenle asılır.

Konforunuzdan Ödün Vermeyin, Çözüm Mümkün

Vajinadan kitle çıkması hissi, bel ağrısı veya idrar kaçırma şikayetleri yaşıyorsanız, size en uygun ameliyatsız veya cerrahi onarım yöntemini planlamak için kliniğimizden randevu alabilirsiniz.

0538 274 14 13 WhatsApp'tan Yazın

Sık Sorulan Sorular

Rahim sarkması kendiliğinden geçer mi?

Hayır, rahim sarkması anatomik ve fiziksel bir bağ dokusu yırtılması/gevşemesidir. Bu nedenle ilaç kullanarak, krem sürerek veya sadece bekleyerek kendiliğinden geçmez veya eski haline dönmez. Tedavi edilmediğinde zamanla ve yaşın ilerlemesiyle yerçekiminin de etkisiyle sarkmanın derecesi daha da artar.

Kegel egzersizleri işe yarar mı?

Kegel egzersizleri, sarkmanın henüz yeni başladığı çok hafif evrelerde (Evre 1) pelvik taban kaslarını güçlendirerek hastalığın ilerlemesini yavaşlatmada ve eşlik eden hafif idrar kaçırmalarını kontrol altına almada çok etkilidir. Ancak dışarı taşmış ileri evre sarkmaları geri içeri çekemez.

Ameliyatsız tedavi mümkün mü?

Evet, hafif ve orta derece sarkmalarda ameliyat öncesi vajinal lazer tedavileri doku sıkılaşmasına destek olabilir. Ayrıca cerrahi açıdan riskli gruptaki yaşlı hastalarda veya ameliyat olmak istemeyenlerde "Vajinal Pesser" adı verilen silikon halkalar yerleştirilerek ameliyatsız, mekanik bir destek sağlanabilir.

İdrar kaçırma ile rahim sarkması bağlantılı mı?

Kesinlikle evet. Rahim ve idrar torbası (mesane) anatomik olarak birbirine komşudur ve aynı pelvik taban bağları üzerinde dururlar. Rahim sarkarken genellikle ön vajina duvarına baskı yaparak idrar torbasını da aşağı çeker (Sistosel). Bu nedenle rahim sarkması ameliyatı olan hastaların birçoğunda idrar torbası da eşzamanlı olarak yukarı asılır (onarılır).

Ameliyatta rahim tamamen alınır mı?

Sarkma ameliyatlarında rahmin alınması şart değildir. Hastanın yaşı gençse ve ileride çocuk sahibi olmayı düşünüyorsa "Sakrokolpopeksi" gibi asma yöntemleriyle rahim korunarak anatomik onarım yapılır. Ancak ileri yaştaki, menopoza girmiş ve rahmi tamamen dışarı taşmış hastalarda "vajinal histerektomi" (rahmin alttan alınması) sıklıkla tercih edilen kalıcı bir çözümdür.

Rahim sarkması ameliyatı sonrası hastalık tekrar eder mi?

Başarılı bir cerrahi onarım sonrasında tekrarlama ihtimali oldukça düşüktür. Ancak hasta ameliyat sonrasında yaşam tarzına dikkat etmezse; kronik şiddetli öksürük devam ederse, aşırı kilo alırsa veya sürekli ağır kaldırmaya (karın içi basıncını artırmaya) devam ederse, yıllar içinde farklı bir bölgeden tekrar doku gevşemesi (nüks) yaşanabilir.

Okumuş olduğunuz bu içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Web sitemizde yer alan tıbbi bilgiler, uzman hekim muayenesi, klinik teşhis veya medikal cerrahinin yerine geçemez. Sayfada anlatılan rahim sarkması belirtileri, ameliyatlı veya ameliyatsız tedavi süreçleri hastanın anatomik yapısına ve sarkmanın evresine göre farklılık gösterebilmekte olup, hiçbir tıbbi kesinlik veya garanti içermemektedir. Sağlığınızla ilgili şikayetler ve doğru onarım planlaması için lütfen doktorunuza başvurunuz.
0538 274 14 13 0533 136 39 80 0212 660 88 46